Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’sinde Tatvan ve Çevresi

Ejder OKUMUŞ
Dokuz Eylül Üniversitesi
TÜRKIYAT ARASTIRMALARI DERGISI / 24

ÖZET
Bu çalışmada Türkiye’de oldukça tanınmış bir isim olan Evliya Çelebi’nin yine oldukça tanınmış eseri Seyahatnâme’sinde Tatvan ve çevresi ele alınmaktadır. Evliya Çelebi (1611- 1682), gezip gördüğü diğer pek çok yere ek olarak Tatvan ve çevresini de gezip görmüş ve Anadolu hakkında önemli bilgiler veren ve pek çok konuda tek yerli kaynağımız olan Seyahatnâme’sinde kendine özgü üslup ve metoduyla Tatvan ve çevresini tasvir etmiştir. Makale, Seyahatnâme’den hareketle bir Tatvan ve çevresi okumasını konu edinmektedir.
GİRİŞ
Osmanlı Devleti’nin en önemli ve en hassas dönemlerinden 17. yüzyılda
yaşamış olan Evliya Çelebi, Tatvan ve çevresini birden fazla görür. Öncelikle
Van’a vali olarak atanan Melek Ahmed Paşa’ya katılmaya gider. Van’a Diyarbakır
ve Bitlis yolundan girer ve bu şehirlerde ayrıntılı ve canlı tarifler yapmaya
yetecek kadar zaman geçirir. Diyarbakır valisi Firari Mustafa Paşa’nın Sincar
dağlarında savaşan Arap ve Yezidi aşiretlerini sakinleştirmek için bir sefer sebebiyle
şehir dışında olduğunu öğrenince, bu bahaneyle gezisini uzatarak
Sincar’a gider. Bitlis’te, pek methettiği serbest fikirli bir yönetici olan Abdal
Han’a misafir olur. Sonra Van’dan Abdal Han’a karşı düzenlenen cezai nitelikli
bir sefere katılır ve Han’ın hal edilmesine, zengin kütüphanesinin yağmalanmasına
ve yerine oğlunun seçilmesine şahit olur. Bir yıl sonra Evliya Çelebi Bitlis’den
üçüncü defa geçer, Abdal Han’ı tekrar emirliğin başında bulur ve rehin
olarak Han’la bir süre geçirir. Büyük bir emirlikte yaşanan bu tecrübeler, başka
bir kaynakta bulabileceğimizden daha canlı bir günlük yaşam anlatımı sunar.
(Bruinessen, 2000; Bruinessen, 2007; Bruinessen, 2003: 27-28). Şunu da belirtmekte
fayda vardır: Seyahatnâme’den anlaşıldığı kadarıyla E. Çelebi, Bitlis’le
Van arasında Tatvan da dahil uğradığı yerlerin bir çoğunu 3 kez görmüştür.
Birinci görme, Diyarbakır’dan Van’a giderken, ikinci görme Van’dan Bitlis’e
Abdal Han’ın üzerine sefer için gelirken ve üçüncü görme oradan tekrar Van’a
dönerken gerçekleşir. Seyyah, Tatvan’ı bir kez de İstanbul’dan Van’a gitmesi ve
oradan da Bitlis’e geçmesi esnasında görmüştür.1 Bu seyahatinde Erzurum, Malazgirt,
Erciş ve Amik’ten geçip Van’a gitmiş ve ertesi sene de Van’dan Bitlis’e
giderken Tatvan’dan geçmiştir (2001b: 12-13). Denilebilir ki, Evliya Çelebi, İstanbul-
Üsküdardan Van’a gelmek amacıyla yola çıkmış2 ve Tatvan ve çevresinde
1655 ve 56’da bulunmuş ve gördüklerini yorumlar katarak kaleme almıştır.3
Bu çalışmada Evliya Çelebi Seyahatnâme’sinin İstanbul-Van arası seyahatinde
gördüklerini anlattığı dördüncü cildinde Tatvan ve çevresi ele alınmaktadır.
Evliya Çelebi, gezip gördüğü diğer pek çok yere ek olarak Tatvan ve çevresini
de gezip görmüş ve Anadolu hakkında önemli bilgiler veren ve pek çok konuda
tek yerli kaynağımız olan Seyahatnâme’sinde kendine özgü üslup ve metoduyla
Tatvan ve çevresini tasvir etmiştir. Seyyah’ın eserinde Tatvan, Bitlis, Van ve
diğer yerlere ayırdığı yer, bütün Seyahatnâme’nin yaklaşık %3’ünü teşkil etmektedir
(Bkz. Dankoff, 1990: 5). Bu araştırma, Seyahatnâme’den hareketle bir Tatvan
ve çevresi okumasını konu edinmektedir.
Makalede Seyahatnâme’ye göre Tatvan’la birlikte Bitlis, Ahlat, Adilcevaz ve
Van gibi Tatvan’a komşu il ve ilçeler ele alınmaktadır. Söz konusu yerlerin sosyal
yapısı, ekonomik durumu, idari yönü, dinî durumu, dili vs. tamamen Evliya
Çelebi’nin gözüyle ortaya konulmaya çalışılmaktadır. Günümüzde Türkiye’nin
önemli yerleşim yerleri olan bu mekanlar, tarihsel olarak önemli olayların zuhur
ettiği, beyliklerin, devletlerin hüküm sürdüğü, çeşitli toplumların yaşadığı,
medeniyetlerin kurulduğu, bir çok din ve mezhebin tecrübe edildiği, ticari hareketliliklerin
yaşandığı kavşak noktaları olmuşlardır.
Evliya Çelebi (2001a: 99-100 vd.), Tatvan, Van ve çevresinde mitolojik bir
varlık olan Van Gölü Canavarı’nı da uzun uzun anlatır. Van halkının yakın ilgisini
çeken, Tatvan Belediyesinin özel ekip kurdurarak ilgilendiği ve medyada
zaman zaman gündeme gelen Van Gölü Canavarı’nın Seyahatnâme’de Hz.
Ali’yle birlikte ele alınması ilginçtir. Bu mitoloji, bölge halkının tarih, göl, inanç
vs. boyutuyla ilgili ipuçları vermesi bakımından da önemlidir.
Son çözümlemede Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’sine göre Tatvan ve çevresi
konusu, araştırılmaya değer bir konu olarak tespit edilebilir. Çalışmanın
önemi, hem Tatvan ve çevresinin kendine özgü karakteristik yapısından hem
de Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’sinin diğer konular gibi Tatvan ve çevresini
kendine özgü ele alış biçiminden, özellikle ele aldığı yerlerdeki gündelik hayatı
tasvir etmesi ve tarihî, ekonomik, siyasî-idarî, askerî, demografik, dinî ve kültü
rel durumu kendine has üslubuyla ortaya koymasından kaynaklanmaktadır.
Özellikle de böylesine önemli bir kaynağın, Batı’da erken denilebilecek zamanlardan
beri araştırma konusu yapılmasına karşın Türkiye’de akademik çevrelerde
ihmal edildiği düşünülürse, Seyahatnâme’ye dayalı araştırmaların öneminin
kat kat artacağı anlaşılır. Gerçekten de Türkiye’de kendi alanında eşsiz bir
değere sahip bu kıymetli eser hakkında yapılan araştırmalar, yetersizdir. Ayrıca
yapılan araştırmalardan çok azı, sosyoloji ve din sosyolojisiyle biraz ilgilidir.
Oysa bu hazine değerindeki eser, özellikle sosyolojik araştırmalar için eşsiz
malzeme ve bilgiler sunmaktadır. Bu nedenle daha önce bu yazar tarafından
yapılan “Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’sinde Diyarbakır” (2006) başlıklı çalışmaya
ek olarak elinizdeki bu çalışma, Evliya Çelebi Seyahatnâmesi çalışmalarına,
özellikle de sosyolojik alanda kayda değer başlangıç katkıları sunması bakımından
önemlidir.
Giriş kısmında son olarak, Evliya Çelebi’nin Tatvan ve çevresinde sırasıyla
gördüğü yerler, eserinden hareketle zikredilebilir. Gezginimiz, Diyarbakır’da bir
süre kaldıktan sonra Van’a gitmek üzere çıktığı yolda Bitlis’e kadar başlıca şu
yerleri görür: Menzil-i Karye-i Sa’dî, Menzil-i Çölpede, Miyâfârıkîn
(Meyyâfarıkîn), Menzil-i Hasçayır, Şehr-i Zov, yani Kal’a-i Hazzo, Sultan Veys,
Belde-i Calender ve Bitlis. Bitlis’ten Van’a kadar gördüğü yerler ise şuralardır:
Menzil-i Hüsrev Paşa Hânı, Tahtıvan, Van Gölü (Deryâ-yı Van), Menzil-i Karye-
i İzgak (Azgak), Menzil-i Bend-i Mâhî, Menzil-i Karye-i Güzeldere, Menzil-i
Karye-i Surp, Ahlad (Erzen-i Ahlad veya Dârü’l-Büleh), Adilcevâz, Menzil-i
karye-i Kara Şeyhler, Karye-i Kara Canikler, Erceyş, Karye-i Baz, Kal’a-ı Bârgîrî,
Kal’a-ı Amîk, Menzil-i Çaybaşı, Menzil-i Karye-i Bâğ-ı İremezât Erdemid, Van.
Evliya Çelebi, burada isimleri belirtilen yerlerden geçmiş ve az veya çok
haklarında açıklamalar yapmış, oralarda yaşayan insanlar hakkında önemli bilgiler
vermiştir.
Makalenin tamami:
.
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s