Ohio State Üniversitesi Örneğinde Amerikan Üniversitelerinde Eğitim ve Araştırma

İbrahim Ortaş (iortas@cu.edu.tr) Çukurova Üniversitesi

Ohio State Univ.

2010 yılının son altı ayında Ohio State Üniversitesinde misafir öğretim üyesi olarak bilimsel araştırmalarda bulundum. Bilimsel ve sosyal olarak zenginleştiğim bu sürede Amerikan üniversite sistemleri, araştırma politikası ve bilimsel başarının arkasındaki gelişmeleri izleyebildiğim kadarı ile inceleme ve öğrenme şansına sahip oldum.

Öğrenci sayısı, akademik kadrosu ve fiziki yapısı ile Amerika’nın ilk üç büyük üniversitesi arasında yer alan Ohio State Üniversitesi tarım koleji olarak eğitime başlamış. Ancak bugün 5000 öğretim üyesi, binlerce kişilik araştırancı kadrosuna sahip devasa bir üniversite haline gelmiştir. Ohio State son derece iyi organize olmuş ve iyi yönetilen bir üniversite. İleri düzeyde bilimsel araştırma ve eğitim imkânı sunan üniversite, bilimsel başarıyı dikkate alarak Amerikan üniversiteleri arasında hak ettiği bir konuma erişmiştir. Üniversitede bilim ve eğitim adeta profesyonelce yapılıyor. Son derece derse iyi hazırlanmış yetkin öğretim üyeleri, aktif öğrenme metoduna uygun olarak ders materyallerini ayrıca web ortamında da öğrenciye sunmaktadırlar. Üniversitenin ders işleme yöntemi, dönem ödevleri ve öğrenciye sağlanan kaynaklar incelenmeye değer niteliktedir. Öğrencilerin ders yılı sonunda hocayı değerlendirmesi sistemin işleyişini aksamadan sürdürülmesini sağlamaktadır.

Üniversitenin en önemli özelliği bünyesinde iyi bilim insanlarını tutabiliyor olmasına bağlanabilir. Öğretim üyesi ve yönetici belirleme ölçütleri herkese açık ve amaca uygun seçim ve seleksiyon yapılmaktadır. Üniversitenin başarısı tamamen iyi bilim insanı kadrosu, güçlü yönetimi ve toplumda gördüğü desteğe bağlı olmaktadır. Üniversite hatırı sayılır nitelikte milyarlarca dolarlık proje ve kaynak bulabilmektedir. Kaynaklar ve projeler yine üniversitenin yönetimi ve iyi bilim insanları tarafından sağlanmaktadır. Üniversite, öğretim üyelerini ve yöneticilerini başarı ve niteliğe göre seçmektedir. Başarı ölçütüne göre bilim insanları maddi (maaş) ve manevi (araştırma ve yayın yolu ile saygınlık ve destek görme) doygunluğu yaşamakta ve üniversitede kendilerine yer bulmaktadırlar. Üniversitede çok başarılı Türk bilim insanları da bulunmaktadır.

Amerikan üniversitelerinde ek ders kavramı yoktur. Her öğretim üyesinin zamanının ne kadarı ders vermekle, araştırma yapmakla veya yayın faaliyetlerinde olacağı üniversitedeki kadroya alınma koşullarına göre başlangıçta saptanıyor, zamanla, gerektiğinde bu görevlerin orantısı arasında bir değişiklik yapılabiliyor.

Amerikan üniversitelerinde bilim insanları arasında ciddi bir rekabet bulunmaktadır. Ancak bu rekabet belirli makam ve mevki için değil tamamen bilimsel üretimi artırmak, beklentilerin üzerinde bir başarı gösterebilmek içindir.

Üniversitenin fiziki yapısı, kendine özgü öğretim üyeleri profili, belirli alanlardaki bilimsel öncülüğü ve yönetim anlayışı ile farklılık oluşturmaktadır. Üniversite toplumsal hizmet ve yayın yolu ile toplumdan ciddi destek görmektedir.

Bilim ve teknoloji Amerikan toplumunun yaşam biçimini belirlediği için toplum ve devlet katında bilim ve üniversite değer görmektedir. Bunun için sistem kişiden çok başarıya endekslenmiş, her türlü maddi ve manevi desteği üniversiteye veriyor.

Amerikan üniversitelerinde eğitim ücreti yüksek olduğu için parası olmayan kişilerin okuma şansı azalmaktadır. Dikkatlerden kaçmayan bir gözlem üniversitelerde az sayıda Afrika kökenli Amerikan öğrencinin üniversitede eğitim görmesidir. Bu da toplumun alt tabakasındaki kişilerin üniversite eğitiminden yeterince yararlanamıyorlar. Bilimsel araştırmalara özel sektörün özelliklede ilaç ve silah endüstrisinin sağladığı proje destekleri ve talepleri ile üniversitelik anlayışının zaman zaman bağdaşmadığı ve kaygı yaratığı basına yansıyan bilgilerden anlaşılmaktadır.

Kısa sürede de olsa üniversitede araştırma yapma, derslere katılma ve yayın yapma şansına sahip olduğum için kendimi şanslı hissediyorum. Benim açımdan her yönü ile yararlı geçen ziyaretin önemini, diğer araştırmacılara da önerim. Aralıklarla yurtdışına çıkmak dünyadaki gelişmeleri izlemek yararlı olmaktadır. Bizler yabancı ülkelere giderek bilgi ve görgümüzü artırdığımız gibi diğer ülke bilim insanlarının da ülkemize gelmelerini ve onların da bizde de ekolojik çeşitlilik ve tarihi zenginlik açısından öğrenecekleri olduğunu düşünüyorum ve bunu da değişik vesileler ile tanıştığım öğretim üyelerine belirttim. Bu bağlamda Türkiye üniversiteleri bünyesinde yabancı bilim adamı da bulundurmayı sağlayacak yasal düzenlemeye gidilmesi yararlı olacaktır. Bu, üniversitelerimize canlılık ve taze kan getirecektir.

Konu ile ilgilenenler için Amerikan Üniversitelerindeki İşleyiş Özelde Ohio State Üniversitesindeki gözlemlerim ile ilgili geniş bilgi aşağıda belirtilmiştir.

Ohio State Üniversitesi
Amerika’daki en büyük üniversite Ohio State Üniversitesidir. Bu Üniversitenin başlangıcı, başkan Abraham Lincoln’un 2 Temmuz 1862’te çıkardığı ve Amerika’nın her Eyaletinde bir Üniversitenin halkın isteklerine cevap verecek şekilde kurulması için eyaletlerin büyük bir arazisinin bu tip üniversitelerine tahsis edilmesine kadar gider. Ohio State üniversitesi 1860’lı yıllarda “Ohio Agricultural and Mechanical College” olarak birkaç öğrenci ile öğretime başlamış. Bölgenin tarım potansiyeli düşünülerek yapılanma tarım öğretimi üzerine şekillenmiş. Bugün hemen her alanda eğitim veren bir Üniversite haline gelmiştir. Ziraat fakültesinin üniversitede hala önemli bir yeri olmasına rağmen öğrenci sayısı bakımından basta gelen fakülteler arasında değildir. İlk eğitime 17 Eylül 1873 de 24 öğrenci ile Eski Neil çiftliğinde öğrenime başlamış. 1878 de tarım kolejinin ismi “The Ohio State University” olarak değiştirilmiş. 2011 yılı rakamlarına göre simdi Üniversitenin bütün 5 kampuslarını kapsayan öğrenci sayısı 61.958, an

Üniversitenin Belirli Alanlarda İddiaları Var
Üniversite bir çok konuda iddialı. Tıp Fakültesi kanser hastalıkları alanında temel araştırmalarında iddialı. Gıda ve tarım araştırmalarında başarılı. Birlikte çalıştığım hocamın başında olduğu Karbon Araştırma Merkezi tarım-toprak yönetimine bağlı iklim değişimleri konusundaki araştırmaları ile önemli bir etki yaratmış bulunuyor. Yönetim mastırı (MBA) bir şekilde ikinci öğretim veya gece eğitiminde Amerika’daki ilk 5-10 üniversite arasındaymış.



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.